Gezilecek Yerler Konaklama Casinolar Tüm Mekanlar Rehberler ✨ AI Rehber
Araçlar
Bütçe HesaplayıcıKıbrıs'a Hangi Belgeyle Gidilir?Kıbrıs Deniz Suyu SıcaklığıKıbrıs Araç Kiralama HesaplayıcıKıbrıs Duty Free Limit HesaplayıcıErcan Havalimanı Transfer HesaplayıcıKıbrıs Plaj BulucuKıbrıs'ta Ev Alma Maliyeti HesaplayıcıKıbrıs Kira Getirisi HesaplayıcıKuzey Kıbrıs Emlak Fiyatları
Venedik Sütunu ve Sarayönü Meydanı (Lefkoşa)

Venedik Sütunu ve Sarayönü Meydanı (Lefkoşa)

📍 Sarayönü Meydanı, Lefkoşa

Lefkoşa Suriçi'nin ortasındaki iri taş sütun başka bir yerde yontuldu ve bugünkü yerine ilk kez dikilmiş değil. Venedik sütunu diye bilinen bu anıt, kaynakların çoğuna göre "Salamis harabelerinden" gelmiştir. Venedik döneminde hâkimiyet simgesi olarak dikildi, Osmanlı döneminde yerinden sökülüp cami çevresine konuldu ve bugünkü yerine kayıtlara göre 1915'te ikinci kez dikildi. Tepesindeki Venedik aslanı bu taşınmalardan geri dönmedi. Asıl hareketli olan taş değil altındaki zemin çünkü incelediğimiz kayıtlara göre meydanın da aynı yüzyıllar içinde birkaç kez ad değiştirdiği görülmektedir. Taşı bir yere oturtmak için önce o adları sıraya dizmemiz gerekiyor. Gelin sizlere detayları, önemli noktaları anlatalım.

Salamis'ten Gelen Taş ve İki Dikiliş

Taşın kökeni adanın başka bir ucunda aranmaktadır. Tek parça olarak yontulmuş sütunun Gazimağusa yakınındaki Salamis'in harabelerinden taşındığı kabul edilmekle birlikte bir tapınaktan söküldüğü ise kaynaklarda yalnızca "sanılıyor" kaydıyla geçmektedir. Venedikliler onu adadaki hâkimiyetlerinin simgesi olarak diktirdi, kaidesinde soylu Venedik ailelerinin armaları görünüyor. Kaide altıgendir, sütunun kendisi ise yaklaşık altı metre boyunda tek parça gri granittir. Çapı kaynaklarda yaklaşık 70 santimdir. Venedik hâkimiyeti adada yaklaşık 1489 ile 1571 arasında sürdü, yani taş bu iki yüzyıl arasındaki bir tarihte yerine kondu. Dikiliş yılı kesin değildir. Elimizdeki kaynakların çoğu 1550'yi verir, ama taşın üstünde tarih bildiren bir kitabe bulunmadığı için bu yıl tartışmalı kalmaktadır. Meydana geldiğinizde kaideye yakından bakın. Orada Latince bir yazı vardır, Fides incorrupta non pulchritude non hujus ubertas specetur incolar satırının resmî bir çevirisi ise kaynaklarda bulunmuyor.

Ayrıca bilgi olarak Osmanlı döneminde sütun yerinde bırakılmadı. Yerinden sökülerek bugün "Sarayönü Camii" diye bilinen yapının çevresine konulduğu bilinmekte olup, tam yerinin ayrıntısı kaynaktan kaynağa değişmektedir. Taşın bugünkü yerine dönüşünün İngiliz dönemine denk geldiğini gördük. Kemalettin Ali Seyyah'ın günlüğüne dayanan bu kayda göre sütun 8 Şubat ile 2 Ağustos 1915 arasında kaldırıldı, meydanın ortasına yeniden oturtuldu ve tepesine bir küre kondu. Bir kaynak aynı işi 1917'ye tarihlemektedir, fakat günlükteki kayıt tarihli olduğu için ağırlık 1915'tedir.

Venedik Sütunu ve Sarayönü Meydanı (Lefkoşa)

Tepedeki Aslana Ne Oldu?

Sütunun tepesinde bugün baktığımızda aslan yoktur, bakır ya da bronz diye anılan bir küre bulunur. Venedik döneminde oraya St. Mark'ın aslanı konmuştu, yani şehrin merkezindeki taş aynı zamanda bir bayrak işi görüyordu. Aslan bir noktada kaldırıldı. Peki bu ne zaman ve kimin eliyle oldu? Taradığımız kayıtlarda iki ayrı anlatı yan yana durmaktadır, bir grup kaynak işin Osmanlı döneminde yapıldığını söylerken başka bir grup aslanın İngiliz döneminde kaybolduğunu yazıyor, ikisini birden doğrulayan bir belge yoktur.

Kesin olan tepedeki boşluktur. Aslanın akıbeti açık bir soru olarak duruyor, yani meydanda arayacağınız bir aslan kalmadı. Bazı kaynaklar aslanın yerine önce bir top güllesi konduğunu yazar. Bugün duran küre ise sonradan, kayıtlara göre 1915'te eklendiği için fotoğrafta göreceğiniz siluet Venedik dönemine ait değildir.

Orduönü'nden Atatürk Meydanı'na Uzanan Adlar

Meydanın bugünkü adı uzun bir dizinin sonunda geliyor. 18. yüzyıla kadar burası "Orduönü Meydanı" diye anılıyordu, Osmanlı döneminde "Sarayönü" adını aldı ve günlük dilde kısaca Saray ya da Konak dendi, İngiliz yönetiminin ilk yıllarında ise resmî kayıtlarda "Hükümet Konağı Meydanı" olarak geçmektedir. Atatürk Meydanı adı Mart 1943'te, Lefkoşa Belediye Başkanı Dr. Themistoklis Dervis döneminde verildi. Sarayönü Meydanı ile Atatürk Meydanı iki ayrı yer değildir. Aynı meydanın iki ayrı dönem adıdır.

Adı veren yapı ise bugün ayakta durmuyor. Sarayönü, Lüzinyan hanedanının sarayının önü demektir ve o saray bugünkü "Mahkemeler Binası"nın bulunduğu alanda duruyordu, giriş kapısında hanedanın armaları görülürdü. Saray 1904'te, harap durumda olduğu gerekçesiyle yıkıldı. Yani meydan, bir yüzyıldan uzun süredir yerinde olmayan bir sarayın adını taşımaktadır. Sütunun 1915'teki ikinci dikilişini bu yıkıma bağlayan anlatılarla da karşılaşabilirsiniz, oysa iki olayın arasında on bir yıl durmaktadır. Venedik sütunu ikinci dikilişinden sonra bir daha taşınmadı, yani meydanın Atatürk adını alışını bugünkü yerinde karşıladı.

Meydanı Çevreleyen Yapılar

Meydan, Suriçi'nde kamu binalarının toplandığı en eski alan. Sarayönü Camii'nin bugünkü yapısı 1902'de tamamlandı, aynı yerde Lüzinyan dönemine ait bir kilise vardı ve bu kilise Osmanlı döneminde camiye çevrilmişti. Mahkemeler Binası 1900 ile 1904 arasında yapıldı, neoklasik bina açıldığında içinde tapu dairesi, postane ve polis karakolu gibi birimler çalışıyordu. Bu iki yapı anıtın değil bir yönetim düzeninin merkezini gösteriyor.

Çevre yürüyüşü meydanda bitmez. Derlediğimiz listelerde çevre durağı olarak Arabahmet Mahallesi ile Mevlevi Tekke, Selimiye ve Büyük Han anılmaktadır. Aynı çevrede Büyük Hamam ile Taş Eserler Müzesi de sayılmaktadır. Meydanı dar bir saate sıkıştırmamanızda gerçekten fayda vardır, bu durakların sırasını ancak yerinde görerek kurabilirsiniz.

Meydanın Asıl İşi Hep İdare Merkezi Oldu

Lefkoşa'nın idari merkezi yüzyıllardır bu alandır. Resmî işler burada yürütülür, halk da toplanacağı zaman yine buraya gelmiştir. Ayrıca işlev değişmedi. Halk toplantıları ve gösteriler bu meydanda yapılır, sütun ise o kalabalığın tam ortasında kalır. Yalnızca sütunu görüp meydandan ayrılan ne kaçırır? Taşın anlamı çevresindeki kamu binalarıyla ve meydanın değişen adlarıyla birlikte doğduğu için, bakılmadan geçilen şey aslında meydanın kendisi olur.

Açık Hava Anıtı Olarak Gezmek

Sizlere vereceğimiz ilk not şu, burada bilet kuyruğu diye bir şey yok. Anıt açık bir meydanın ortasında durduğu için kapı ve ziyaret saati düzeni burada işlemez, nitekim yapı bir müze ya da ören yeri olarak kayıtlı değildir. Bununla birlikte ücretsiz olduğunu ve saat sınırı bulunmadığını söyleyen kaynaklar ticari gezi siteleridir, resmî bir ziyaret sayfası bulunmuyor. Kayıtlarda gördüğümüz tablo şu, meydanın kendisi kamusal bir alan olarak her saat yürünebilir durumdadır, buna karşılık çevresindeki cami ile kamu binaları kendi düzenine göre işliyor.

Sütunun halk arasındaki adı "Dikilitaş"tır ve bu ad aramalarda İstanbul'daki dikilitaşla karışabiliyor, o yüzden haritaya doğrudan Sarayönü Meydanı'nı yazmanız sizi gereksiz bir arama turundan kurtarır. Venedik sütunu önünde asıl iş, meydanın hangi adla hangi dönemi taşıdığını bilmektir. Anıtın bugünkü bakım hâlini ise kaynaklardan değil yerinde görebilirsiniz. Tepedeki kürenin altında bir zamanlar bir aslan durduğunu bilmek, Orduönü'nden Atatürk Meydanı'na uzanan ad dizisini aynı noktada toplayan ayrıntıdır.

AlanDeğer
YerLefkoşa Suriçi, Sarayönü (Atatürk) Meydanı'nın ortası
Halk adıVenedik Sütunu, Dikilitaş
MalzemeTek parça gri granit
KökenSalamis harabeleri, kaynaklarda "sanılıyor" kaydıyla
YükseklikYaklaşık 6 metre, kaynaklar 6 ile 7 metre arası veriyor
KaideSoylu Venedik ailelerinin armaları, Latince yazı
TepesiBakır ya da bronz küre, St. Mark aslanı yok, akıbeti bilinmiyor
GirişAçık hava, gişe ve kapı yok
KategoriMüze ya da ören yeri değil, açık hava anıtı

Rotayı uzatmak için meydandan yürüme mesafesindeki Selimiye Camii ve Büyük Hamam yazılarımıza, Suriçi'nin genel planı için Lefkoşa gezi rehberimize bakabilirsiniz.

Bilgiler

📍
Adres
Sarayönü Meydanı, Lefkoşa