Gezilecek Yerler Konaklama Casinolar Tüm Mekanlar Rehberler ✨ AI Rehber
Araçlar
Bütçe HesaplayıcıKıbrıs'a Hangi Belgeyle Gidilir?Kıbrıs Deniz Suyu SıcaklığıKıbrıs Araç Kiralama HesaplayıcıKıbrıs Duty Free Limit HesaplayıcıErcan Havalimanı Transfer HesaplayıcıKıbrıs Plaj BulucuKıbrıs'ta Ev Alma Maliyeti HesaplayıcıKıbrıs Kira Getirisi HesaplayıcıKuzey Kıbrıs Emlak Fiyatları
St. Barnabas Manastırı ve İkon Müzesi

St. Barnabas Manastırı ve İkon Müzesi

📍 Tuzla köyü ile Salamis harabeleri arası, Gazimağusa

Bugün sizler için “St Barnabas Manastırı’nın” detaylarını irdeleceğiz… Bu manastır en çok anlatılan parçası biletin kesildiği binanın içinde durmaktadır… Mezar şapeli ana yapıdan yaklaşık 300 metre batıda, ayrı ve küçük bir mozole olarak durur, asıl mezar odasına da oradan 14 basamak aşağı inilir. Ziyaretçilerin önemli bir kısmı iki müzeyi gezip otobüse döner ve o basamakları hiç görmez. Oysa manastırın bütün kuruluş hikâyesi tam olarak o alçak tavanlı odada başlar. İncelediğimiz kaynaklara göre burası Gazimağusa'nın birkaç kilometre kuzeyinde, Salamis'in yanı başında duran ve tek avluda iki ayrı müze barındıran bir komplekstir, yani hangi bölüme ne kadar vakit ayıracağınıza kapıda karar vermeniz gerekir.

İki müze, tek avlu

Tuzla köyü ile Salamis harabeleri arasındaki bulunan “St Barnabas Manastırı” bugün tek ad altında iki ayrı müze barındırdığını söyleyebiliriz. Kilise bölümü İkon Müzesi olarak düzenlenmiştir ve 18. yüzyıldan kalma zengin bir koleksiyon orada bulunduğu biliniyor. Ek olarak tarihte meditatif merakınız varsa “eski keşiş hücreleri” ile revak kanadı ise Arkeoloji Müzesi'ne ayrılmıştır, vitrinlerde Salamis ve çevresinden çıkmış, Neolitik döneme kadar inen buluntular yer alır. Yani tek bir kapıdan girip iki bambaşka dönemin arasında gezinirsiniz, birinde boyalı ahşap, ötekinde çanak çömlek ve taş.

Bu ikilik ziyaretin temposunu da bölüyor. 1974'ten sonra manastırda dini bir cemaat kalmadı, bu yüzden burada keşiş yaşamı yoktur ve yapı tümüyle müze olarak işletiliyor. İkon tarafında insanlar genelde yavaşlar, çünkü bakılacak yüzey küçüktür ve yoğundur. Arkeoloji kanadında ise vitrin sırası çabuk tükeniyor. Yarım günlük bir durak olarak konumlanan bu avlu, aceleye getirildiğinde yarısı görülmemiş sayılır.

St. Barnabas Manastırı ve İkon Müzesi

Şapel neden 300 metre ötede?

Soru internette dahi bir çok kullanıcı kendi aralarında sormuştur ve yerindedir.. Çünkü manastırlarda mezar çoğunlukla kilisenin içinde ya da hemen yanında olur. Buradaki düzen ters kurulmuştur. 19. yüzyılda inşa edilen o küçük şapel Barnabas'ın geleneksel mezar yerini işaretler ve işaretlediği nokta kilisenin sınırları dışında, Salamis nekropolünün içinde kalır. Mezarlık alanı Enkomi'den manastıra kadar geniş bir araziye yayılır, dolayısıyla ayrı duran şapel aslında kendi mahallesinde durmaktadır.

Şapelin altındaki oda mağara gibi alçaktır. 14 basamakla inilir ve dipte taştan bir lahit durur. İniş dar, tavan basıktır, o yüzden hareketi kısıtlı bir ziyaretçi için bu bölüm uygun sayılmaz. Ana müze tarafı düz zeminde kaldığı için aynı zorluğu çıkarmaz, kilise ile hücreler arasında kayda değer bir kot farkı da bulunmuyor. İki bölümü tek bir zorluk ölçeğine koymamakta fayda var, çünkü avluyu rahatça dolaşan biri basamakların dibinde zorlanabilir.

Rüyadan otosefaliye giden hikâye

Anlatı 5. yüzyılın sonlarına dayanır. Salamis Başpiskoposu Anthemios rüyasında mezarın yerini görür, arama yapılır ve harnup ağacının altında bulunan mezardan, göğsüne İncil'in Matta bölümünün bir kopyası konmuş bir beden çıkar. Anthemios kalıntıları İmparator Zeno'ya götürür, o buluş da Kıbrıs Kilisesi'nin Antakya Patrikliği'nden bağımsızlığına, yani otosefalisine dayanak sayılır.

Zeno mezarın hemen yanına MS 477 civarında ahşap çatılı bir bazilika yaptırdı. Çevresine hücreler, bahçe, su kemeri ve hacı konukevleri eklendi, I. Justinianos döneminde Başpiskopos Philoxenos iki yapı daha ekletmiştir. Bugün gezdiğiniz avlu kısacası bir kilisenin hukuki statüsünü belirlemiş bir buluşun üzerine kurulmuştur, üstelik o buluşun tek tanığı bir rüya anlatısıdır. Bir din adamının gördüğü rüyanın koca bir kilisenin bağımsızlığına dayanak olmasıdır. (şüphesiz tarihte az rastlanan bir sonuçtur.)

1756 restorasyonu bugünkü binayı belirledi

Avluda gördüğünüz haç kare planlı kubbeli yapı Zeno'nun bazilikası değildir. Orijinal Bizans kilisesi 7. yüzyıldaki Arap akınlarında ağır hasar gördü ve o dönemden geriye esas olarak doğu yönündeki apsis kaldı. Bugünkü biçim ise büyük ölçüde 1756'da Başpiskopos Philotheos'un yaptırdığı restorasyondan geliyor.

Katmanları dışarıdan ayırt etmek kolay olmuyor, çünkü taş aynı taştır ve duvarlar tek elden çıkmış gibi görünür. Yine de apsis tarafına dikkatle bakan biri, bin üç yüz yıllık bir sürekliliğin on sekizinci yüzyıl işçiliğiyle aynı duvarda buluştuğunu fark edecektir. Kubbe için de aynısı geçerlidir, başınızı kaldırınca gördüğünüz siluet bir Osmanlı dönemi onarım kararından kalmadır.

Kapı 18.00'de kapanır

Eski Eserler ve Müzeler Dairesi'nin yaz çizelgesine göre, Eylül 2026 itibarıyla “St Barnabas Manastırı” 08.00 ile 18.00 arasında ziyarete açıktır ve son giriş 17.00'dedir. Kış saati bu yazının hazırlandığı tarihte belirsizdi, dolayısıyla ekim sonrasında yola çıkacakların güncel duyuruyu kontrol etmesinde fayda var.

Müze ücretlidir. Öğrenci için ayrı bir tarife uygulanır ve pazar günleri KKTC vatandaşlarına ücretsiz giriş veriliyor. 2026'da dış cephede iskele kurulu ve tadilat sürüyor, ancak bina ziyarete kapalı değildir. İskeleyi uzaktan görüp kapıdan dönen ziyaretçi boşuna dönmüş olur, çünkü içerideki düzen normal işler.

Yakındaki duraklar aynı güne sığar

Manastır, Salamis harabelerinin yaklaşık iki kilometre batısında durur, buna karşılık ikisi ayrı yerlerdir. Salamis'in tiyatrosu ve gymnasiumu başka bir alana yayılır, orası ayrı bir ören yeri olarak gezilir. Kraliyet Mezarları ile Enkomi çok yakındadır, Gazimağusa Suriçi de aynı güne sığar.

Ercan Havalimanı'ndan Gazimağusa'ya yol yaklaşık 50-52 kilometredir ve araçla 40-50 dakika sürer, siteye son birkaç kilometre bunun üzerine eklenir. Şehrin hemen kuzeyinde kaldığı için Suriçi'nde sabahı geçiren biri öğleden sonrayı rahatlıkla burada değerlendirebilir. Tur otobüsleri çoğu zaman Salamis ile aynı güne koyar, o yüzden öğle saatlerinde avlu kalabalıklaşabiliyor.

Peki yarım günde hem kriptaya inip hem iki koleksiyonu gezmek mümkün müdür? Mesafeler ve kapanış saati buna izin verir, yeter ki basamaklı iniş ile iki müzenin farklı temposu hesaba katılsın. “St Barnabas Manastırı” için gün planını kurarken elinizde tutmanız gereken değerler aşağıdaki künyede duruyor.

AlanDeğer
AdSt. Barnabas Manastırı ve İkon Müzesi
KonumTuzla köyü ile Salamis harabeleri arası, Gazimağusa'nın birkaç km kuzeyi
Ercan'a mesafeGazimağusa üzerinden yaklaşık 50-52 km, araçla 40-50 dk
KuruluşMS 477 civarı, İmparator Zeno'nun finansmanıyla
Bugünkü binaBüyük ölçüde 1756 restorasyonu, Başpiskopos Philotheos
Müze düzeniKilise = İkon Müzesi, eski hücreler = Arkeoloji Müzesi
Mezar şapeliAna binadan ~300 m batıda, 19. yy yapı, altında 14 basamaklı kripta
Ziyaret saati (yaz 2026)08.00-18.00, son giriş 17.00
Ziyaret saati (kış)Ayrı ilan edilmiyor, güncel duyuruya bakılmalı
Giriş ücretiÜcretli, öğrenci indirimi var
Fiziksel zorlukKripta basamaklı ve alçak tavanlı, ana müze düz zeminde
Yakın duraklarSalamis (~2 km), Kraliyet Mezarları, Enkomi, Gazimağusa Suriçi
YönetimKKTC Eski Eserler ve Müzeler Dairesi
2026 durumuDış cephede tadilat ve iskele var, ziyarete açık

Aynı güne sığan ören yeri için Salamis Antik Kenti yazımıza, şehrin geri kalanı için Gazimağusa gezi rehberine, adanın diğer kale ve manastırları için Kuzey Kıbrıs tarihi yerler listemize bakabilirsiniz.

Bilgiler

📍
Adres
Tuzla köyü ile Salamis harabeleri arası, Gazimağusa