
Mağusa Surları ve Kara Kapısı
📍 Suriçi kara tarafı ana girişi, Gazimağusa
Kıbrısta uğranacak yerlerden birisi da Magusa surları… 1 Ağustos 1571 sabahı kara tarafındaki burca beyaz bir bayrak çekildi ve on ay süren kuşatma o bayrakla kapandı. Cephanesi de erzağı da tükenen o zamandaki tarihte “Venedikliler” kenti teslim etti ve Türkler de bayrağın çekildiği yapıya "Akkule" adını verdik. Bugün Suriçi'ne arabayla giren hemen herkes aynı taş kemerin altından geçmektedir… Adı Kara Kapısı, Othello Kalesi'nden sonra Mağusa surlarının en eski bölümü sayılmakta birlikte ve kara tarafındaki tek ana giriş olduğu için rota kendiliğinden buradan başlıyor. Yarım gününü Suriçi'ne ayıracak bir gezgin turunu da buradan kurar.
Ravelin, Akkule ve Kara Kapısı aynı yapının adları
Yapının teknik adı “Ravelin” karşılığı yarım ay biçimli tabya. İçteki altıgen kule Lüzinyan döneminde "Rivettino" ya da "Limisso" adıyla anılmaktadır çünkü kapı o yıllarda “Limasol” yönüne açılan kara ticaretini karşılıyordu. Aynı işlev Ceneviz idaresi altında, yani 1373 ile 1464 arasında da sürmektedir ve kapı bu kez "Porta di Limisso" adıyla kaydedildi. Venedik yönetimi kuleyi baştan ele aldı, dışına simetrik ve at nalı biçimli bir ravelin ekledi - tasarımcı olarak da Marco Paulo gösterilmiştir. Aynı elden geçirmede geçitler ile gözetleme noktaları çoğaltıldı, duvarlara top yuvaları açıldı. Akkule ise teslimiyetten sonra halkın taktığı addır. Dördü de tek kompleksin farklı dönemlerden kalan isimleridir, Kara Kapısı hepsini kapsayan şemsiye addır ve tabelalarda genellikle o ad yazılıdır.

Kuşatma bu kapıda bitti
On ay süren 1571 kuşatmasının son saldırısı bu kapıdan geldi ve savunma da burada çöktü. Teslimiyet tek bir sabahta tamamlandı, kentin kaderi kara tarafındaki bu burçta belirlendi. Kuşatmada hasar gören asıl geçit kullanılamaz hale gelince kulenin yanına yeni bir açıklık yapıldı, bunun 6 Ağustos 1572 tarihli bir fermanla emredildiği aktarılıyor. Venedik hendeği o yıllarda suyla doluydu ve üstünde zincirle kaldırılıp indirilen ahşap bir köprü vardı. İngiliz idaresi 1878'den sonra kapının geceleri kilitlenmesi uygulamasını kaldırdı, hendekteki suyu boşalttı ve alanı düzenledi. Üç ayrı yönetim kendi kararını aynı taşın üstüne yazmıştır, kapının altından geçerken aslında o kararları okursunuz.
Kitabede Nicolo Prioli'nin adı duruyor
Kapının üstünde mermere oyulmuş kanatlı aslan figürü, yani Venedik Cumhuriyeti'nin arması bulunuyor. Aynı yüzeyde Nicolo Prioli'nin adı ve arması da okunuyor, yapı bu yüzden kaynaklarda sık sık onun adıyla anılır. Ama bugünkü hali tam olarak hangi yıl bitti? Kaynaklar burada ayrışıyor, bir kısmı kitabedeki erken tarihi esas alıyor, bir kısmı inşaatın on yıllara yayıldığını söylüyor. Güvenli olan şu, yapı 16. yüzyılın başlarında Venedik yönetimi altında bugünkü biçimini almıştır. İçeride kemerli geçitler, top yuvaları, sarnıçlar, cephanelik odaları ve zindan olarak kullanılmış yeraltı bölmeleri sizi karşılıyor, şehre bakan cephede ise duvar freskleri ve küçük bir şapel var. Topların ve askerlerin üst seviyelere çıkması için yapılmış bir rampa da aynı düzenin parçasıydı. Dışa açılan orijinal geçit bugün ayakta değil, buna karşılık içerideki özgün Venedik girişi armalarıyla birlikte duruyor.
2017-2018 restorasyonu neyi değiştirdi?
Yapı Şubat “2017” ile Haziran “2018” arasında kapsamlı bir konservasyondan geçti, proje bütçesi yaklaşık 930.000 euro olarak açıklandı. AB destekli ve iki toplumlu bu çalışmada yapı "yapısal olarak sağlam ama sağlıklı değil" tespitiyle ele alınmıştır. Çatlaklar enjeksiyonla kapatıldı, bozulan taşlar değiştirildi, duvarları saran bitki örtüsü temizlendi, erişimi kolaylaştıran taş zemin ile elektrik ve güvenlik altyapısı eklendi. Tamamlanma töreni 19 Haziran 2018'de yapıldı ve Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin yanı sıra BM ile AB yetkililerinin de katıldığı törene dört yüzü aşkın kişi geldi. Sur hattının ateşli silahlara göre güçlendirilmesi ise 1550'lerde Venedik'ten getirilen uzmanlarla başlamıştı, o çalışmada deniz tarafı surları, Martinengo Tabyası ve Kara Kapısı elden geçirilmişti. Yani beş yüzyıl arayla iki büyük onarım görmüş bir yüzeye bakıyorsunuz ve o yüzeyin bugünkü hali son sekiz yılın işidir.
Suriçi turunda yürüyüş sırası
Namık Kemal Meydanı ise Lala Mustafa Paşa Camii ve Othello Kalesi kapıdan yürüyerek birkaç dakika uzaklıktadır(çünkü Suriçi kompakt ve tamamen yürünebilir bir alandır.) Verilere göre kapının kendisi için on beş ile yirmi dakikalık bir mola hesaplamak yeterli olabilir - böylece bütün gününüz tek yapıya bağlanmamaktadır… Ayrıca içeride dar geçitler ve eğimli zeminler bulunur daha önceki makalede bahsettiğimiz gibi rahat bir ayakkabıyla gelmenizde fayda olur. Giriş için resmi bir saat ya da ücret göremedim ama Mağusa surlarının bu bölümü serbestçe dolaşılan açık bir alan olarak duruyor. Hendeğin üzerinden geçen taş köprü sonradan yapılmıştır ve tek yönlü bir giriş sağlar. Belirtelim, gün ortasında gölge neredeyse yok, o yüzden sabahın erken saatleri hem yürüyüş hem fotoğraf açısından daha rahattır.
Lefkoşa'daki Mağusa Kapısı bambaşka bir yapıdır
Ekipçe baktığımız arama sonuçlarındaki en büyük karışıklık isim benzerliğinden çıkmaktadır… Lefkoşa surlarındaki üç kapıdan biri de “Mağusa Kapısı” adını taşır, adını “Mağusa yönüne” baktığı için almıştır ve bugün belediyenin sanat merkezi olarak kullanılmaktadır. Kendi ziyaret saati ve düzeni olan o yapı, Gazimağusa'daki Kara Kapısı ile hiçbir biçimde aynı yer değildir. Yol tarifini kaydederken bu ayrımı yapmak yanlış şehre gidip dönmeyi baştan keser, adres alanına Gazimağusa Suriçi yazmanız yeterlidir. Aynı karışıklık yüzünden bazı gezi sitelerinde kentin on iki kapısından söz edilir, oysa doğrulanabilir kaynaklarda böyle bir sayı geçmez, bilinen düzen kara ve deniz olmak üzere iki ana kapı üzerine kuruludur.
Mağusa surlarının kara tarafındaki bu kapı kentin ticaretini de düşüşünü de aynı taşın üstünde taşıyor, en yeni kaydı ise 2018'de biten restorasyondur.
| Alan | Değer |
|---|---|
| Yapı adı | Kara Kapısı (Ravelin / Akkule) |
| Konum | Mağusa Suriçi, kara tarafı ana girişi |
| İlk yapım | 14. yüzyıl başı, Lüzinyan dönemi altıgen kule |
| Bugünkü hali | 16. yüzyılın ilk yarısı, Venedik dönemi |
| İsim bağı | Kitabede Nicolo Prioli adı ve kanatlı aslan arması |
| Dönüm noktası | 1 Ağustos 1571, Venedik teslimiyeti |
| Osmanlı değişikliği | Kule yanına yeni geçit, 1572 fermanı |
| Öne çıkan bölümler | Kemerli geçitler, top yuvaları, şapel, sarnıç, yeraltı odaları |
| Son restorasyon | Şubat 2017 - Haziran 2018, yaklaşık 930.000 euro |
| Giriş | Ücretsiz dolaşılan açık alan, resmi saat ilan edilmiyor |
| Yakın duraklar | Namık Kemal Meydanı, Lala Mustafa Paşa Camii, Othello Kalesi |
| Ulaşım | Lefkoşa'dan 55-60 km, Girne'den 76-79 km, Ercan'a yaklaşık 45 dakika |
| Fiziksel zorluk | Dar geçitler ve eğimli zeminler, rahat ayakkabı önerilir |
| Dikkat | Lefkoşa'daki Mağusa Kapısı ile karıştırılmamalı |
Kapıdan birkaç dakikalık yürüyüşle ulaşılan Othello Kalesi Gazimağusa ve Lala Mustafa Paşa Camii yazılarımıza, Suriçi'nin geri kalanı ve gün planı için Gazimağusa gezi rehberine bakabilirsiniz.