Gezilecek Yerler Konaklama Casinolar Tüm Mekanlar Rehberler ✨ AI Rehber
Araçlar
Bütçe HesaplayıcıKıbrıs'a Hangi Belgeyle Gidilir?Kıbrıs Deniz Suyu SıcaklığıKıbrıs Araç Kiralama HesaplayıcıKıbrıs Duty Free Limit HesaplayıcıErcan Havalimanı Transfer HesaplayıcıKıbrıs Plaj BulucuKıbrıs'ta Ev Alma Maliyeti HesaplayıcıKıbrıs Kira Getirisi HesaplayıcıKuzey Kıbrıs Emlak Fiyatları
Girne Kapısı (Lefkoşa)

Girne Kapısı (Lefkoşa)

📍 Suriçi, Lefkoşa

Dört buçuk asır önce topa karşı yapılmış bir taş kemerin içinde bugün şehir haritası dağıtıldığını görürüz... Girne Kapısı'nın iç odaları ücretsiz bir turizm bilgi ofisine dönüştü, kemerin altından geçen kimseden artık bilet istenmemektedir... Yapının görevi birkaç kez değişti. Her değişim taşa ayrı bir iz bıraktı ve Venedik'in savunma kapısı önce Osmanlı'nın bekçi odalı giriş noktası oldu, ardından İngiliz idaresi iki yanındaki suru kesip onu yolun ortasında bıraktı. Katmanların tarihleri sırayla okunabilmekte olup o sıra kemerin kopuk görünüşünün de açıklamasıdır. Bir de kapının içinde, 1946'da 121 yaşında öldüğü anlatılan eski bekçinin fotoğrafları duruyor.

Malta Korkusuyla Başlayan Sur Projesi

Venedik yönetimi Lefkoşa'yı yeniden surlamaya 1565 Malta Kuşatması'ndan sonra karar verdi, çünkü Osmanlı'nın bir sonraki hedefinin ada olduğu düşünülüyordu. Eldeki ortaçağ surları topçuya karşı yetersizdi, yeni hattın planı çağın gerektirdiği beşgen burçlarla birlikte başmühendis Giulio Savorgnano'ya verildi. Savorgnano'nun adaya 7 Mart 1567'de geldiği aktarılıyor, inşaat da o yıl başladı. Bitmedi. Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu 1570 yazında kente dayandığında hattın bir bölümü hâlâ tamamlanmamıştı, şehir yarım bir savunmayla kuşatmaya girdi. Kuşatma 9 Eylül 1570'te sonuçlandı. Kaynaklar süreyi yaklaşık kırk beş gün olarak vermektedir, bugün kuzey girişinde karşınıza çıkan kemer de bu surların üç kapısından biridir...

Girne Kapısı (Lefkoşa)

Eski Şehir Yıkılarak Yapıldı

Yeni sur hattı eski şehrin üstüne kuruldu ve Lüzinyan döneminin ortaçağ surları bütünüyle yıkıldı, o hattın beş kapısından bugün hiçbiri ayakta değildir. Yıkım surla sınırlı kalmadı, Venedikliler kral sarayı dahil sarayları, evleri, Ortodoks ve Latin kiliselerini, manastırları söküp taşlarını yeni hatta taşıdı, sur dışındaki yapıları ise görüş alanını kapattığı için kaldırdı. Pedieos deresinin yatağı bile değiştirildi, su surların dışındaki hendeğe verildi, yeni hat ise yaklaşık 4.800 metrelik dairemsi bir çevre çizmekte, üzerinde on bir beşgen burç sıralanmaktadır. Burç adları Venedik komutanlarından ve soylu ailelerden geliyor. Çift kaynakta eşleşen adlar Sazlı, Bayraktar, Cephane, Musalla, Zahra ve Kaytaz'dır. Buraya kadarı tamam, eşleşen ad sayısı bu altıdadır.

Bu adlardan biri bir anlatıyla gelmektedir... 1570'teki son hücumda Osmanlı bayraktarının Costanza burcuna tırmanıp bayrağı diktiği, orada vurulduğu ve burcun sonradan "Bayraktar" adıyla anıldığı kaynaklarda anlatılıyor. Çarpışmanın en ağır geçtiği yerler kaynaklarda "batı" ve "güneybatı" burçları olarak geçmektedir (kuzeydeki kemerin o gün ne yaşadığı kayıtsız).

Üç Kapının Adları ve Bu Kemerin Tipi

Surda yalnız üç anıtsal kapı bırakıldı ve bugün Lefkoşa'ya kuzeyden girerken karşınıza çıkan tek kapı Girne Kapısı'dır. Her birinin Venedik dönemi adı ayrıdır. Kuzeydeki kapı kayıtlarda "Porta del Proveditore" olarak geçer, yani "Vali Kapısı" demektir. Ad, Venedik'in adadaki yetkilisinin taşıdığı Provveditore unvanına dayandırılıyor, adın bir kişiye mi makama mı ait olduğu kaynaklarda kesin değil, bugünkü ad ise Lefkoşa'dan Girne'ye giden yolun bu kapıdan başlamasından gelmektedir. Osmanlı döneminde yapıya "Edirne Kapısı" da denildiğini tek bir kaynak aktarmaktadır. Not düşelim, tek kaynakta kalan bir adı kesinleşmiş saymıyoruz. Öteki iki kapı Yeşil Hat'ın güneyinde kaldı, kemerin biçimi de kapıdan kapıya değişir, kuzeydeki geçit yuvarlak kemerli olup üstünde kubbeli bir gözetleme odası taşımaktadır.

1821 Onarımı Üste Bir Oda Ekledi

Osmanlı yönetimi 1821'de yapıda büyük bir onarım yaptırdı, kemerin üstündeki kubbeli kare oda bu onarımda eklendi. Oda bir bekçi noktasıydı. Gerekçe olarak olası bir Rum ayaklanması korkusu anlatılıyor, ancak bu belgeye değil aktarıma dayanır. Onarımın taşa bıraktığı asıl iz ise iki yazıttır. Kuzey cephedeki mermer levhada Mevlevi bir hattatın iki satırlık yazısı bulunur, levha hicri 1236 tarihlidir, yani 1820 ile 1821'e denk gelir, metin de Saf Suresi'nin 13. ayetiyle açılmaktadır. Yazının bugün ne kadar okunduğu kayıtsız. Güney cephede II. Mahmud'un tuğrasını fark edebilirsiniz. Hattatın adı konusunda kaynaklar ayrılıyor, elimizdeki not yalnızca Mevlevi bir derviş kaydını taşıyor...

1931'de İki Yandaki Sur Kesildi

İngiliz idaresi 1878'den sonra surların çeşitli yerlerinde açıklıklar açtı, kuzeydeki kapının sırası 1931'de geldi. O yıl kemerin iki yanındaki sur kesiti ile rampalar kaldırıldı, motorlu araçların geçebileceği iki geçit açıldı ve yapı böylece surlara bağlı bir giriş olmaktan çıkıp yolun ortasında kalan bağımsız bir anıta döndü. Kemerin, trafiğin ortasında durması ilk bakışta tuhaf geliyor, iki yanındaki duvar 1931'de araç yolu için sökülmüştü. Güney cephede o dönemden kalan "GVRI" harflerini (George V Rex et Imperator, yani Kral V. George) ve 1931 tarihini de görebilirsiniz. Kuzey cephedeki 1821 yazıtı ise yerinde kaldı, yani aynı yapının iki yüzünde iki ayrı idarenin damgası vardır. Yapının 1984'te Lefkoşa Belediyesi tarafından onarıldığı ve bir ödül aldığı da anlatılır, bizim okumamızda bu kayıt tek kaynakta kalmaktadır.

Bugün Kemerin İçinde Ne Yapılıyor?

Kemerin içindeki odalar "Lefkoşa Turizm Bilgi Ofisi" olarak kullanılıyor ve giriş ücretsizdir. İçeride gezilecek bir iç mekân var mı? İçeride ne kadarının gezilebildiğine dair teyitli bilgi elimizde yok, gelen kişi bilet gişesi aramıyor. Ofiste Horoz Ali'ye ait fotoğrafların sergilendiği aktarılmaktadır. Çizelge de yok. Önerimiz şu, ziyaretinizi hafta içi gün saatlerine bağlayın. Kemer yolun ortasında durduğu için iki cephesine dışarıdan bakılabilir, ama fotoğraflar içeride, ofis kapalıysa cepheleri görebilirsiniz.

Bu bekçinin anlatısı, yapıyla anılan en bilinen rivayettir. Halk arasında Horoz Ali diye anılan bekçinin Osmanlı döneminde buraya atandığı, 1878'de ada yönetimi İngilizlere geçerken anahtarı teslim etmeye direndiği, sonra görevinde bırakıldığı anlatılır. Aynı anlatıya göre 1946'da kapıdaki odada, 121 yaşında öldüğü yazılır, anlatı yerel yayınlarda "Horoz Ali Destanı" ve "Horoz Ali'nin Torunları" başlıklarıyla da dolaşmaktadır. Doğum kaydı yok, gerçek adı ve lakabının nedeni de elimizdeki kayıtlarda geçmiyor. Bu anlatının hangi parçası belgeye dayanıyor? Tarih tarafında 1567, 1821 ve 1931 belgeli, bekçinin yaşı ile anahtar sahnesi ise aktarıma dayanıyor, şunu atlamayın, bu iki katman ayrı tutulur.

Kemerden şehre girilen yerde İnönü Meydanı yer alıyor, kapıdan Atatürk Meydanı'na doğru Girne Caddesi uzanıyor, şehrin ana ekseni kuzeyden gelen yolcu için bu açıklığın ardında başlamaktadır. Yaklaşık yüz metre güneyde "Mevlevi Tekke Müzesi" bulunmakta, yani aynı yürüyüşün içindedir. Kuzey cephedeki yazıtı Mevlevi bir hattatın yazdığını düşünürseniz, müzeye kemerin ardından uğramak sırayı da anlamlı kılacaktır. Restorasyon etap etap sürdüğü için çevrede her ziyarette aynı manzarayla karşılaşmayabilirsiniz. Burçların bir bölümü Yeşil Hat'ın öte yanında kaldığından surların tamamını tek yürüyüşle dolaşmak mümkün değildir. Suriçi turunu kuzeyden kuranlar Girne Kapısı'nın altından geçerek başlıyor.

KünyeVeri
Özgün adı"Porta del Proveditore", yani "Vali Kapısı"
YapımSur yapımı 1567'de başladı (Savorgnano planı), sur hattı tamamlanmadan kuşatmaya girdi
Sur ölçüsüYaklaşık 4.800 metre, 11 beşgen burç, 3 anıtsal kapı
Osmanlı onarımı1821, üstte kubbeli oda, güney cephede II. Mahmud tuğrası
İngiliz dönemi1931, yanlardaki sur kesildi, güney cephede "GVRI"
Bugünkü kullanım"Lefkoşa Turizm Bilgi Ofisi"
GirişÜcretsiz

Yüz metre ilerideki Mevlevi Tekke Müzesi aynı yürüyüşün devamıdır; Girne Caddesi'nin sonunda sizi Venedik Sütunu Lefkoşa sayfası bekliyor, suriçinin geri kalanı için Lefkoşa gezi rehberine bakabilirsiniz.

Bilgiler

📍
Adres
Suriçi, Lefkoşa